Kornea Hastalıkları

Kornea Hastalıkları

KORNEA HASTALIKLARI HAKKINDA

Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, ışığı odaklama ve gözü dış etkenlerden koruma görevine sahip, görme işlevinde büyük rolü olan, gözün eğimli saydam tabakasıdır.

Kornea Muayene Yöntemleri

Göz hekimi olmayan bir kişi lokal ışık ile kornea saydamlığını, yüzeyinin parlaklığını, kornea yaralanmalarını, pamuk bir çubuk yardımı ile kornea duyarlığını değerlendirebilir. Göz hekimleri kornea morfolojisi ve fonksiyonunu değerlendirmek için bazı cihazlar kullanırlar;

  • Biyomikroskopi:Kornea ve ön segmente ait diğer yapıların binoküler olarak incelenmesine yarar. Değişik kalınlıktaki ışık demetleri farklıaçılardan gönderilerek biyomikroskobun büyütmesi sağlanır ve kornea incelenebilir. Rutin olarak en sık kullanılan muayene yöntemidir.
  • Keratometri: Korneanın kırma gücünün ölçülmesidir. Kontakt lens ve göz içi lens implantasyonu uygulaması öncesinde kullanılır.
  • Topografi: Korneanın ön yüzünün topografik analizinde kullanılır.
  • Pakimetri: Kornea kalınlığının ölçümüdür.
  • Speküler mikroskopi: Endotel hücre sayısı ve yapısını gösterir.
  • Esteziometri: Kornea duyarlılığının değerlendirilmesine yarar.

Korneanın boyanarak muayenesi: Kornea yüzeyindeki kusurlar "floresseine ve rose bengal" solüsyonu ile görülebilir.

 

KERATOKONUS

Keratokonus Nedir? 

Keratokonus gözün saydam tabakasının yani korneanın ilerleyici miyop ve astigmatile birlikte incelmesi ve sivrileşmesiyle oluşan bir hastalıktır. Hastalar, genellikle ergenlik döneminde başlayan hastalıktan ancak 20'li yaşlara haberdar olurlar. Hastalık 20–40 yaş arasında ilerleme gösterir ve 40'lı yaşlardan sonra durağan döneme girer. Kornea gözün çok önemli bir kısmıdır. Işık, göze kornea aracılığıyla girer. Kornea ışınları kırarak veya odaklayarak net görmenizi sağlar. Keratokonusta korneanın şekli değişir ve görme bozulur. Keratokonus araba kullanma, bilgisayarda yazı yazma, televizyon izleme veya okuma gibi bazı faaliyetleri güçleştirebilir.

Keratokonusun Sebepleri Nelerdir?

Keratokonus hastalığının nedeni tam olarak bilinememekle birlikte, gelişiminde genetik ve mekanik travmalar en önemli rolü oynar. Gözün ovalanması, sert kontakt lens kullanımı gibi çevresel faktörler ve genetik yatkınlığı olan kişilerde bu hastalığın ilerlemesine sebep olabilir.

Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
  • Gözde sürekli alerji veya kaşıntı olması (hafif göz irritasyonu)
  • Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmatın olması
  • Gözlüğe rağmen net görememek
  • Işığa hassasiyetin artması
  • Göz kamaşması

Bu belirtiler keratokonus hastalığı riskinin yüksek oranda olduğunun habercisidir. Bu gibi durumlarda uzman bir hekime muayene olmakta yarar vardır. Çünkü keratokonus hastalığının erken tanı ve tedavisi, ileride ortaya çıkabilecek ciddi görme sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Keratokonusta iki problem esastır;

  • Görmede azalma:Görmeyi artırmak için önce kontakt lens Hastalık ilerleyici seyrediyorsa stabilize edip kontakt lens uygulanmalıdır. Eğer hasta kontakt lens kullanamıyorsa halka tedavisi, topolazer veya göz içi kontakt lens tedavileri yapılır.
  • Hastalıkta ilerleme:İlerlemeyi durdurmak için CCL (Corneal Cross-Linking) ve halka tedavisi uygulanır. Bu tedavi görmeyi artırmaz, sadece hastalığın ilerlemesini durdurur.

 

KURU GÖZ

Gözde rahatsızlık hissi, bulanık görme ve gözyaşı yetersizliği veya dengesizliği ile sonuçlanan gözyaşı ve göz yüzeyi hastalığıdır. Gözyaşı film tabakası göz yüzeyinin beslenmesinde, nemlendirilmesinde ve kornea dokusunun saydamlığının devamında hayati öneme sahiptir.  En sık olarak  Sjögren hastalığı gibi oto immün hastalıklarda olmak üzere; gözyaşı bezlerininyokluğu, bez kanallarının tıkanması, kapak kenarındaki iltihabi hastalıklar, kontakt lens kullanımı ve A vitamini eksikliğinde, gözyaşı yetersizliği veya gözyaşının aşırı buharlaşması sonucu kuru göz gelişir.  Gözde yanma, batma, kızarma, kumlanma, göz yorgunluğu, kontakt lens takmada zorluk gibi şikayetler ile ortaya çıkabilen göz kuruluğu ciddi sorunlara neden olabilir. Kuru göz gelişiminde ayrıca ağızdan alınan birçok ilaç, bilgisayar kullanımı, ortamdaki nem ve sigara kullanımı gibi alışkanlıklar ve çevre koşulları da etkilidir. Detaylı göz muayenesi, gözyaşı kalitesini ve miktarını değerlendiren testler sonrası kuru göz hastalığının nedenine yönelik tedavi uygulanır.

 

DİĞER KORNEA HASTALIKLARI

Kornea Enfeksiyonları

Korneal enfeksiyonların en sık nedeni kontakt lens kullanımı, uçuk virüsü ile oluşan herpes keratit ve bitkisel yaralanmalar sonrası görülen mantar keratitleridir.  Kontakt lens kullanımı sırasında gelişen kırmızı göz, enfeksiyonun ilk belirtisi olabilir. Aksi doktor kontrolü tarafından teyit edilmedikçe lens kullanımına ara verilmelidir. Birçok bakteri ve parazit enfeksiyonu, kontakt lens kullananlarda kalıcı görme hasarı, hatta göz kaybına neden olacak kadar ciddi kornea ülseri oluşturabilir.

Herpetik keratitler gelişmiş ülkelerde yaşayan erişkinlerde,  kornea enfeksiyonlarının ve buna bağlı gelişen kornea opasitelerinin en sık nedenidir. Mantar keratitleri de kırsal kesimlerde yaşayan ve çalışanlarda bitkisel yaralanmalarda sıkça gözlenir.

Kornea enfeksiyonları, görmeyi tehdit eden ciddi hastalıklardır. Erken teşhis ve doğru tedavi kalıcı görme kaybını önlemede büyük önem taşır.

Kornea Opasiteleri

En sık neden kornea enfeksiyonları sonrası gelişen skarlardır. Diğer nedenlerin başında da kalıtsal kornea distrofilerinde kornea dokusu içinde madde birikimi sonucu gelişen lekelerdir. Daha çok akraba evlilikleri sonucu ortaya çıkar. Kalıcı görme kaybı var ise tedavisi kornea naklidir.

Korneada Ödem

Kornea dokusunun şeffaflığı, korneanın iç yüzeyindeki pompa görevi gören endotel hücreleri ile sağlanır. Bu hücrelerin sayısının belirli bir değerin altına düşmesi korneada bulanık görmeye ve kornea ödemine neden olur. Bu nedenlerin başında, katarakt ameliyatları gelmektedir. Özellikle yeterli cerrahi sürelerin sağlanmadığı koşullarda yapılan katarakt ameliyatları olmak buna zemin hazırlar. Nadiren kalıtsal olarak da çocuklarda ve erişkinlerde endotel hücre azlığına bağlı olarak kalıcı korneal ödem gelişebilir. Tedavisi kornea nakli ile mümkündür. Geçmişte bu tür gözlerde tüm kornea dokusu değiştirilmekteydi. Günümüzde ise sadece hasta dokunun değiştirildiği, dikişsiz entotelyal kornea nakilleri yapılmaktadır. 

Keratit

Korneanın iltihaplanması durumuna “keratit” adı verilir. Birden farklı çeşidi ve sebebi bulunmaktadır. Hastalığın erken teşhisi, tedavi için oldukça önemlidir.

 

KONJONKTİVA

Konjonktivitler

Konjonktiva, göz kapaklarının iç kısmını ve gözlerin beyaz kısmını (sklera) kaplayan, ince ve şeffaf bir zardır. Bu ince ve saydam zarın iltihabına “konjonktivit” denilmektedir. Konjonktivit hastalığı, kan damarlarını daha büyük ve belirgin hale getirerek gözlerin kırmızı görünmesine neden olur. Tek ya da her iki gözde birden oluşabilir.

Konjonktivitin Belirtileri Nelerdir?
  • Sulanmada artış
  • Gözde ağrı
  • Gözde kaşıntı
  • Aşırı çapaklanma
  • Sabahları kirpiklerde kabuklanma
Konjonktivite Yol Açan Unsurlar Nelerdir?
  • Enfeksiyonlar (viral ve bakteriyel)
  • Alerjiler
  • Çevresel faktörler
Konjonktivit Tedavisi

Drenajı ya da rahatsızlığı en aza indirmeye yardımcı olmak için göz hekimi reçeteli göz damlaları önerilebilir. Tedavinin gerçekleşebilmesi için zamanında ve doğru antibiyotik tedavisi önemlidir. Bakteriyel ya da viral bulaşıcı konjonktivit, gözlerde drenaj sırasında yüksek düzeyde bulaşıcı hale gelmektedir.

Konjonktiva Tümörleri

Görülme sıklığı her 2.500 kişide 1’dir. İyi huylu tümörlerin sıklığı, kötü huylu olanlara göre 3 kat daha fazladır. Kornea ve konjonktiva tümörlerinin birlikte değerlendirilmesinin nedeni, bu tür tümörlerin her iki dokuyu da sıklıkla birlikte etkilemesidir. Kapak kenarı komşuluğu nedeniyle birçok tümör göz kapağına da bulaşabilmektedir.

Tümörler;
  • Kistler: Konjonktiva dokusundan kaynak alan, berrak görünümlü kistlerdir.
  • Papillom: Saplı ya da sapsız insan papillom (siğil) virüsüne bağlı olarak gelişen, çok parçalı tümörlerdir.
  • Konjonktiva hücre içi hücre neoplazi: Karnabahar, beyaz plak veya jelatin benzeri doku içi kanseridir.
  • Kornea karsinomu: Kornea ile konjoktivanın birleştiği limbusta beyaz plak tarzında kabarık tümörlerdir.
  • Melanosit kaynaklı nevüs (ben), melanositozis ve melanomlar: Koyu veya açık kahverengi farklı yerleşimlerde olabilir. Yaş ile birlikte artan renk koyulaşması önemlidir.
  • Lenfoid hiperplazi ve lenfomalar
  • Epibulbar dermoid veya dermolipom: Kornea ile konjoktivanın birleştiği limbusta beyaz, kabarık ve kubbe şeklindedirler. Genellikle alt yarıdadırlar.

Tedavi genellikle ameliyatla çıkar. Ameliyat sonrası tekrarları önlemek için ameliyat sırasında tümör çıkarılan bölgeye farklı ilaç uygulamaları ve ameliyat sonrası özel damlalar kullanmak gerekli olabilmektedir.

 

Paylaş:

Yorum Yap

ADRES

Sahabiye Mh. Mete Cad. No:9 Kocasinan / Kayseri

TELEFON

+90 (352) 333 77 71

ONLINE

www.doktorozgoz.com